MÜCEDDİD-İ ELF-İ SÂNÎ İMAM-I RABBÂNİ HAZRETLERİ SOYU VE DÜNYAYA GELİŞİ

MÜCEDDİD-İ ELF-İ SÂNÎ İMAM-I RABBÂNİ HAZRETLERİ SOYU VE DÜNYAYA GELİŞİ
  • 04.12.2014
  • 2.256 kez okundu

MÜCEDDİD-İ ELF-İ SÂNÎ
İMAM-I RABBÂNİ HAZRETLERİ SOYU VE DÜNYAYA GELİŞİ

İmam-ı Rabbani, h.971 / m. 1563 yılında Hindistanın,şimdi pencap eyaletine bağlı ve Delhi’nin kuzey batısında bulunan Serhend şehrinde dünyaya geldi.

Serhend,Hindistanın Lahor şehrine bağlı,o zamana göre önemli bir yerleşme merkezidir.
İmamı Rabbani’nin asıl adı Ahmed Faruki’dir.Doğduğu yer nisbetle İmamı Serhendi de denilmektedir.Daha sonra kendisine “Müceddid-i Elf-i Sani” ünvanı verilmiş ve İmamı Rabbani adıyla meşhur olmuştur.Ki ”Rabbani” demek : Eğitip terbiye eden,yetitiren ve Rabbe mensup hakiki dindar kişi demektir.

 *Babası*

Abdul ehad olup, alimleri ile tanınmış bir aileye mensuptur. Ahmed Faruki’nin baba tarafından nesebi, Abdullah ibni ömer yoluyla Halife Hz. Ömerü’l-Faruk’a dayanmaktadır.Yani Hz. Ömer r.a.’ın 28’ci torunudur.
İmamı Rabbani’nin dedelerinden Ferruh Şah da,Hindistanın Müslümanlar tarafından fethedilmesinde rol oynamıştır.Ferruh Şah,Gazze kabil taraflarından gelmiş ünlü bir kumandan ve devlet adamıdır.

İmamı Rabbani‘nin babası alim ve fazilet sahibi bir kimsedir ve bu bakımdan kendiside ”tasavvufun ilimsiz olmayacağı” görüşüne sahiptir.

İmamı Rabbani HZ. babasının,ölüm anlarında kendisine şunu tavsiye ettiğini söyler: ”Babam merhum buyurdu ki, Ehli beyt sevgisinin imanla ve iyi bir ölümle gitmeye tesiri olur.”

Ve devamla der ki :Bu hususu kendisine ölüm yaklaştığı sıralarda sordum.Buyurdu ki: ”Yüce ALLAHa hamd ve şükürler olsun ki, o muhabbetle doluyum ve nimet deryasın da yüzüyorum.”
Abdul ehad b.Zeynelabidin’in 7 oğlu vardı ve Ahmed Faruki 4.oğlu olup o dairenin merkezidir.

*ÇOCUKLUĞU*
Daha çocukluk yıllarında Amed Farukide bazı olağanüstü haller ve kabiliyetler müşahede ediliyordu.
Nakledildiğine göre çocukluk zamanında kendisinde şiddetli bir hastalık meydana geldi.
Öyle ki,evlerinde çok üzüntülü anlar yaşandı ve neredeyse kendisinden ümit kesildi.Annesi çok üzülüp Amed Farukiyi,zamanın tanınmış bir alimi olan Şah kemal isimli zatın yanına göndererek dua etmesini rica etti.Alim zat,büyük bir hayranlık ve hayret içinde ,”Hiç üzülmeyiniz,biiznillah bu çocuk şifa bulacak,ilmiyle amil büyük bir alim ve eşsiz bir arif olacaktır.”diyerek,onda sezdiği değişik hali ve manevi yeteneği onlara müjdeledi.

*GENÇLİĞİ VE YETİŞMESİ*

Ahmed Faruki Serhendi,önce ailede sağlam bir dini eğitim aldı.Babası Abdul ehad’dan (927-1007/1521-1598)ders okudu.Küçük yaşta Kuranı Kerim’i ezberledi.Sonra Arapça öğrendi.17 yaşına geldiğinde,gerçek bir Müslüman ve alim olan pederi Şeyh Abdul ehad b.Zeynelabidin’den temel islami ilimleri öğrenmiş bulunuyordu.Öyle ki,çeşitli ilmlere ait bazı kitapları adeta ezberleyerek okumuştu.

Zihin ve kavrayış bakımından hızlı bir ilerleme gösteriyordu.Her şeyi kolayca ve çabuk anlar hale geldi.Hatta deniliyor ki bazı zor kitapların anlaşılmayan yerlerine herkesin anlayabileceği şekilde kayıtlar koyuyordu.

İmamı Rabbani babasıyla birlikte tasavvufi metinler üzerinde babasının gözetiminde sülüke devam etti.”Mebde ve Mead”isimli eserinde babasına olan borçluluğundan bahseder,öğrendiklerinden dolayı ona minnet duyar…

Yine o sıralar da babası tarafından kendisine Kadiriyye ve çeştiyye tarikatlarında hilafet ve isteyenleri bu yolda yetiştirmesine izin verilmişti.
Ahmed Faruki bu minval üzere babasının yanında bir müddet ilim tahsil ettikten sonra,ilmini artırmak üzere,zamanın ünlü bilginleriyle beraber bulunup onlardan ders okudu.
Daha sonra,şu anda pakistan sınırları içinde bulunan siyalkut şehrine gönderildi.Oranın takva ehli alimlerinden biri olan ve akli bilimlerde de meşhur olan Mevlana Kemalettin-i Keşmiri’den  ders gördü.Akli ve nakli ilimlerde iyice ilerledi. (ölümü:1017/1608-9) .
Ahmed Faruki’nin,tam anlamıyla,yani ders usulüyle ve hocanın önünde tetkik ve tahkik ile okuduğu kitaplar arasında.Kadi beydavi tefsiri,İmamı buharinin Sahihi,Suyutinin el-camiüs-sağıri,Mişkat ve şemili tirmizi,İmamı busayrinin Kasidei bürdesi zikredilmektedir.
Hadis,Tefsir ve bazı usül ilimlerinden Mişkat’ül-Mesabih adlı önemli hadis kitabının okutma icazetini,yine kendisinden ilim tahsil ettiği Kadı Behlül-ü Bedahşiden aldı.

İmamı Rabbani bu eğitimini 17 yaşında tamamladı ve siyalkuttan memleketine döndü.Deniliyor ki,henüz 17 yaşında iken akle ve nakle dayanan,gerek usül ve gate ilimlerinin hepsinden icazet almıştı.
Bu arada kendisi de ilim ve hocalık kürsüsüne oturp ders okutma,te’lif,cihad ve irşad faaliyetine başladı.Ne var ki o,ilim tahsiline,irşad makamına oturduktan sonra da devam ediyordu.

İmamı Rabbani’nin  ilimdeki yetkinliğini batılı müelliflerde kabul ve teslim etmektedirler.Bu cümleden olarak,önemli bir ansiklopedi onun hakkında
Eserlerinin incelenmesinden,iyi bir medrese öğrenimi gördüğü,özellikle tasavvufi konuları,islam düşüncesi islam mezheplerini iyi bildiği,bu konularda önemli çalışmalar yaptığı anlaşılıyor demektir…

Etiketler:

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ