Hakiki Bir Dinin Vasıfları ve Faydaları

Hakiki bir dinin ayırıcı vasıfları, yani kendisini diğer dinlerden müstesnâ, mümtaz bulunduran sıfatları pek çoktur. Mesela hakiki bir din, insanlara yalnız bir ALLÂH’ın varlığını bildirir, yalnız bir ALLÂH’a tapılmasını emreder,

Hakiki Bir Dinin Vasıfları ve Faydaları
  • 14.10.2014
  • 1.311 kez okundu

Hakiki bir dinin ayırıcı vasıfları, yani kendisini diğer dinlerden müstesnâ, mümtaz bulunduran sıfatları pek çoktur. Mesela hakiki bir din, insanlara yalnız bir ALLÂH’ın varlığını bildirir, yalnız bir ALLÂH’a tapılmasını emreder, bütün kainatın ALLÂH Teâla’dan başka yaratıcısı olmadığını haber verir, bütün peygamberlere, semâvi kitaplara istisnâsız inanılmasını ister, ebedi bir hayatın, bir ahiret gününün varlığını anlatır, insanları bir dairede birleştirir, aralarında bir kardeşlik meydana getirir, aralarında esasen bir eşitlik bulunduğunu gösterir, insanların arasında yalnız takva, ALLÂH’tan korkmak, faziletle vasıflanmak itibarı ile bir fark bulunduğunu beyan eder, kısacası her yönüyle akla, hikmete uygun olur, insanların kurtuluşuna, saâdetine vesile bulunur.

İşte bütün bu vasıfları tamamen bulunduran din, bugün yeryüzünde islam dininden başka değildir.

Hakiki bir dinin faydalarına gelince, bu faydalar pek çok ve pek mühimdir. Böyle bir din sayesinde insanların erişecekleri faydaları, saadetleri tam olarak anlatmaya hiç bir kalem güç yetiremez. Ancak şunu arzedelim ki, insan, hakiki bir din sayesinde kendisinin ne için yaratılmış olduğunu öğrenir, kendisini yaratan, büyüten, nice nimetlere eriştiren mukaddes mâbudunu bilir, beşeriyetin peygamber denilen kudsi simâlarını tanır, onların güzel huylarıyla hayatını aydınlatmaya çalışır, insanlığa layık bir yaşayış ile yaşar, ölünce de sonsuz bir saadete erişmiş olur.

Şunu da arzedelim ki ; hakiki bir din, insana metanet verir, insanı hayata hazırlar, insanı en düşünceli, en kederli günlerinde teselli eder, insanın gelecekte ki hayatını korumuş olur.

Bir kere düşünelim : Şübhe yok ki insan bu dünya âlemine  atılmış bir mahlûktur, insan bu âlemdeki diğer bir çok varlıkların yanında bir zerre mesabesinde kalmaktadır. İnsan bir çok  ihtiyaçlar içinde çırpınmaktadır, tabiatın bir çok kuvvetleri karşısında pek âciz bir durumda kalmaktadır. Sonrada daha açılmadan solan çiçekler gibi rengini, güzelliğini, bütün varlığını kaybederek ölüp gitmektedir. O halde insanlık yalnız bu fâni varlıktan ibaret olsa, insanlar kadar hallerine acınacak bir mahlûk bulunamaz.

Demek ki insan için bu maddi, fani hayat bakımından tam bir huzur, tam bir bahtiyarlık düşünülemez.

Fakat diğer bir bakımdan insan pek bahtiyardır, pek mesuttur. Çünkü hakiki bir dine sarıldıkça kalben müsterihtir, ebedi bir saadete namzettir, bu fani varlığın yok olması, kendisini hiç de endişeye düşürmez. O, bir ebedi varlığın kendisini kucaklayacağından emindir. O, yok olmaya yüz tutmayacak bir mevkiye kavuşmakla bahtiyar olacağına kânidir.

İşte bütün bunlar, hakiki bir dinin insanlık alemine temin edeceği faydalar kısmındandır.
insan ancak böyle bir din, böyle ilahi bir kanaat sayesindedir ki, hayatını tanzim eder, muazzam mabuduna seve seve ibadette bulunur, hukuka riayet eder, ebedi bir mükafat neşesiyle yurduna, yurttaşlarına bütün insanlığa hizmet etmek ister, cemiyetin pek kıymetli bir ferdi bulunur.
Kısacası, insanlığa bu ulvi ruhu veren, bu güzel yaşayış tarzını öğreten, hakiki bir dinden başka değildir.

Etiketler: / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ