Namazın Mahiyeti ve Farziyeti

Namazın Mahiyeti ve Farziyeti
  • 24.10.2014
  • 3.286 kez okundu

NAMAZIN MAHİYETİ

Namaz’‘ anlamına gelen ”Salât” kelimesi, lugatta ”Dua etmek” veya ”Hayır duada bulunmak”tır.

Allâh-u Teâla bir ayet-i kerimesinde :

”Onların mallarından bir sadaka ve bağış olmak üzere zekat al ki, onunla kendilerini iyice temizleyesin ve arındırasın. Bir de onlara salât -duâ- et. Çünkü senin duan onlar için bir huzur ve sekinettir. Allâh çok iyi işiten, pek iyi bilendir.” ( Tevbe suresi : 103 ) buyuruyor ki burada Rasûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem ‘den ümmetine yapması istenen salât ; onların dirilerine de ölülerine de yapacağı duâdır.

Namazda, başta Fatiha-i şerife olmak üzere Allâh-u Teâla’ya bir çok dua ve niyaz bulunduğundan bu ismi almıştır.

Şeri’ât ıstılâhında ( dilinde ) ise namaz : Belli bir takım fiiller ve özel rukünlerden ibaret bir ibadettir.

NAMAZIN FARZ OLUŞU

Namaz ibadeti, ”Kitap” ( Kurân-ı Kerim ayetlerinin açık beyanı ) , ”sünnet” ( Hadis-i şeriflerin delâleti ) ve ”icmâ” ( Ümmetin âlimlerinin söz birliği ) ile sabit olan bir farzdır.

NAMAZIN FARZİYETİNE DAİR KUR’ÂN’DAN DELİLLER

Allâh-u Teâla bir âyet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır :

”Şübhesiz namaz mü’minler üzerine vakitle belirlenmiş olarak farz kılınmıştır.”
( Nisa süresi : 103 )

Diğer bir ayet-i kerime de ise :

”Namazı ikame edin ( Hakkıyla kılın )…!” ( Bakara suresi : 43 ‘den ) buyrulmuştur.
Başka bir ayet-i kerimede de :

”Namazlara ve orta namaza devam edin.” ( Bakara suresi : 238 ‘den ) buyrulmaktadır.

İşte bu ve daha bir çok âyet-i kerime namazın farz olduğunun açık delilleridir.

NAMAZIN FARZİYETİNE DAİR SÜNNETTEN DELİLLER

İbni Ömer Radıyallâhu anhüma’dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasûlullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur :

”İslam beş temel üzerine bina edilmiştir : ”Allâh’tan başka hiç bir ilah bulunmadığına ve Muhammed Sallallâhu aleyhi ve sellem’in Allâh-u Teâla’nın elçisi olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekat vermek, ramazan ayının orucunu tutmak, yoluna gücü yetenler için Beytullâh’ı haccetmek.”
( Buhâri, îman : 1 no : 8, 1/12 ; Müslim, iman : 5, No : 16 1/45 )

Cabir Radıyallâhu anh , Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittiğini nakletmiştir : ”Kişiyle, şirk ve kafirlik arasında namazın terki vardır.”

( Müslim, iman : 134 ; Ebû Dâvûd, Sünnet : 15 ; Tirmizi, iman : 9, ibni mace, ikamet : 77 , fiten : 23 , nesei, salat : 8, darimi, salat : 29, Ahmed ibni hanbel, el-müsne, 3/370,389 )

Bu hadis-i şerif, kişinin imandan çıkmasına tek engelin namaz olduğunu açıklayarak, onun imandan sonra gelen en önemli farz olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu konuda delil teşkil edebilecek daha bir çok hadis-i şerif vardır.

NAMAZIN BEŞ VAKİT OLARAK FARZİYETİNİN KURANI KERİMDEN DELİLLERİ

Kurân-ı Kerimde farz namazların sayısı beş olarak sarâhaten -açıkça- bildirilmemişse de sahabenin bir çoğu bazı ayeti kerimeleri bu hususta delil olarak zikretmişlerdir.

Şu bilinsin ki, Allâh-u Teâla :

”Şübhesiz ki namaz, inananlar üzerine vakitleri belirlenmiş bir farz olmuştur.” ( Nisa suresi :103 ) ayeti celilesinde , namazların belli vakitlerle farz kılındığını beyan etmiş, ancak bu vakitleri bu ayeti kerimede mücmel -kısa ifade ile- zikredip, başka ayeti kerimelerde ise bunu açıklamıştır.

Bu ayet-i kerimelerin sayısı da beştir :

  1. Mevlâ Teâla :

”Namazlara ve orta namaza devam edin.” -Bakara suresi : 238’den – buyurmuştur. Bu ifadede geçen ”Namazlar” kelimesi, en azından üç namazın farz olduğuna delâlet eder.

”Orta namazlar” ifadesi ise, orta namazın o üç namazdan biri olmasına manidir. Aksi takdirde bu , faydasız bir tekrar olmuş olur. Dolayısıyla namazların sayısının üçten fazla olması gerekir.

Farz namazların dört tane olması da caiz değildir. Aksi halde namazlar içinde orta sayılacak bir namaz bulunmaz.

Dolayısıyla ”orta namaz”ın bulunabilmesi için, namazların sayısının en az beş tane olması gerekir.

Bu ayeti celile farz namazların beş tane olduğuna delalet ettiği gibi vitir namazının farz olmadığınada delâlet eder. Aksi takdirde farz namazların sayısı altıya çıkmış olur ki, bu durumda da orta namaz bulunamaz.

Binâenaleyh bu ayeti kerime, farz namazların beş tane olduğuna delalet etmekle beraber bunların vakitlerine delâlet etmemektedir.

  1. Mevlâ Teâla :

”Güneşin -zeval vaktinde göğün ortasından-kayması ânından, gecenin kararmasına kadar namazı kıl, sabah namazını da ( bu şekilde eda et). ( isra suresi : 78’den ) buyurmuştur.

Dolayısıyla güneşin zeval vaktinde ki kaymasından, gecenin karanlığının basmasına kadar olan zamanda kılınması gereken farzlar öğle ve ikindi namazlarıdır.

Karanlığın basmasından fecr-i sâdık-imsak zamanın’a ) kadar olan süre içerisinde kılınması gereken farz namazlar ise akşam ile yatsıdır.

İmsak vaktinde kılınacak farz namaz ise sabah namazıdır.

  1. Mevlâ Teâla :

”Haydi akşamladığınızda ve sabaha ererken -namaz kılarak- Allâh’ı tesbih ve tenzih edin.” ( Rûm suresi : 17 ) buyurmuştur.

Bundan murad, akşam ve yatsı namazlarıyla gündüzün diğer ucunda olan sabah namazıdır.

Sonra Mevlâ Teâla :

”Göklerde ve yerlerde hamd O’na -Allâh’a- aittir. Gündüzün nihayetinde de , öğle vaktine vardığınız zaman da-namaz kılarak Allâh’ı tenzih edin.” ( Rûm suresi :18 ) buyurmuştur.

Bu ayeti celiledeki : ”Aşiyy” ifadesiyle, ikindi namazı kasdedilmiştir.

Böylece bu ayeti kerimede zikredilen farz namazların sayısı beş olmuştur.

Nitekim ibni Abbâs Radıyallâhu anhüma’ya : ”Beş vakit namazın bahsini Kuran-i kerimde bulabiliyormusun ?” Diye sorana, o : ‘,Evet !” Dedikten sonra bu iki ayeti kerimeyi okumuş ve :

”Bu ayetler, hem beş vakit namazı, hemde vakitlerini beraberce açıkladı.” Demiştir.
( Nesefi, Hazin, ilgili ayeti kerime )

  1. Allâh’u Teâla :

”Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde namazı dosdoğru kıl.” ( Hûd suresi : 114 ) buyurmuştur.

Ayeti celiledeki : ”Gündüzün iki tarafı” tabiri, sabah namazıyla, ikindi namazının farziyetini ifade eder.

Çünkü her ne kadar sabah namazı, gündüzün birinci -başlangıç- tarafı henüz meydana gelmeden, ikindi namazıda gündüzün ikinci -son- tarafı zuhur etmeden önce bulunuyorsa da, bu iki namaz gündüzün iki ucunda yer almış gibidir.

  1. Mevlâ Teâla :

”Güneşin doğmasından evvel ve batışından önce – sabah ve ikindi namazlarını kılarak- Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım saatlerinde de tesbih et ki sen -alacağın sevaptan- hoşnut olasın.” ( Tâha suresi : 130 ) buyurmuştur.

Ayeti celilede ki :”Güneşin doğmasından önce ve batmasından evvel.” Kavli şerifi sabah ve ikindi namazlarına işarettir.

Bu tıpkı, ” Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl.” ( Hûd suresi : 114 ) kavli şerifi gibidir.

Bir önceki ayeti celilede ki : ” Gecenin bir kısım saatlerinde ” ifadesi de, akşam ve yatsı namazlarına işarettir ki bu da ” Gecenin yakın saatlerinde” tabiri gibidir.

İşte beş vakit namazın ayrı ayrı beş vaktini gösteren ayet-i kerimelerin tamamı bunlardan ibarettir.

Namaz Hakkında Videolar İçin Tıklayın

 

Etiketler: / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ