Muharrem Ayı İle İlgili Hadis-i Şerifler

Muharrem Ayı İle İlgili Hadis-i Şerifler
  • 25.10.2014
  • 2.978 kez okundu

hicret

Hicri yılbaşı olan Muharrem ayına girmiş bulunmanın sevincini yaşamaktayız. Cümle Ümmeti Muhammedin Hicri 1436 yılı hayırlara vesile olsun. Cenabı Hak İslamı bu asırda muzaffer ede inşallah.

Muharrem ayı, Zilhicce, Zilkade ve Recep ile beraber Kuranı Kerim’de zikredilen aylardan biridir. Bu yüzden Muharrem ayının kıymeti, bilinmesi gerekir. Muharrem ayı Peygamber Efendimiz’in (S.a.v.) 622 yılında hicret ettiği aydır. Hz. Ömer halife olduğu zamanda ise, hicretin başlangıcını, Müslümanların takvim başlangıcı olarak belirledi ve başlangıç ayını da Muharrem ayı olarak kabul etti. İşte bu yüzden 1436 yıldır biz Müslümanlar her Muharrem ayında yılbaşımızı kutlar, birbirimizle tebrikleşir ve hediyeleşiriz. Muharrem ayı haram aylardandır ve bu ayda savaş yapmak yasaklanmıştır.

Muharrem Ayı İle İlgili Bazı Hadis-i Şerifler Şunlardır:

1. Hadis:  Âşura orucunun fazileti hakkında da şu meâlde hadisler zikredilmektedir.

Bir zat Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Veselleme geldi ve sordu:
“Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?”

Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, “Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah’ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir” buyurdu. (Tirmizî, Savm: 40)

 

2. Hadis: Yine Tirmizî’de geçen bir hadiste Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuşlardır:

“Âşura gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum.”(Tirmizî, Savm: 47)

 

3. Hadis: “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur” (İbni Mâce, Sıyam: 43)

 

4. Hadis: Ebu Katâde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Allah’ın, Âşure günü orucuyla ondan önceki yılı bağışlamasını şüphesiz ki umarım.” (İbni Mace: 1738)

 

5. Hadis:  Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ramazandan sonra hiçbir günün diğerinden (daha) faziletli olduğunu araştırmazdı! Ancak Âşure günü hariç!” Taberani Mucemu’l-Evsad, Tergib ve Terhib 2/465

 

6. Hadis: Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “…Kim, Âşure orucu tutarsa o kişinin bir yıllık günahı bağışlanır.” Taberani Mucemu’l-Evsad, Tergib ve Terhib 2/466

 

7. Hadis: Er-Rübeyyi binti Muavviz (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Âşure gününün sabahında Ensar köylerine haber gönderip şöyle buyurdu: “Herkim iftar ederek sabahladı ise günün geri kalan kısmında oruç tutsun! Herkim de oruçlu olarak sabahladı ise orucuna devam etsin!”

Er-Rübeyyi binti Muavviz (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: “Biz bundan sonra Âşure orucunu tutardık…”

Buhari 1827, Müslim 1136/136, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/359, 360

 

8. Hadis: Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem Medine’ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.

“Bu ne orucudur?” diye sordu.

Yahudiler, “Bugün Allah’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı, Firavun’u boğdurduğu gündür. Hz. Musa Aleyhisselâm şükür olarak bugün oruç tutmuştur” dediler.

Bunun üzerine Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem da, “Biz, Musa’nın sünnetini ihyâya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz” buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti. (Ebû Dâvud, Savm: 64)

 

9. Hadis: Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Cahiliyede Kureyş, Âşure günü oruç tutardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de Âşure orucunu tutardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde de Âşure orucunu tuttu ve ashabına da Âşure orucunun tutulmasını emretti. Ramazan orucu farz kılınınca, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Âşure günü oruç tutmayı terk etti. Bundan sonra dileyen Âşure orucunu tuttu, dileyen de tutmadı.”

Buhari 1859, Müslim 1125/113, Malik 1/299, Ebu Davud 2442, Tirmizi 753, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/162

 

10. Hadis: Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde oradaki Yahudileri oruçlu olarak buldu ve onlara:

−‘Bu ne orucu?’ diye sordu.

Yahudiler:

−’Bu salih bir gündür. Allah-u Teâlâ İsrâiloğullarını düşmanlarından bu gün kurtardı. Bu sebeple Musa (Aleyhisselam) bu gün oruç tutmuştur,’ dediler.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Biz Musa’ya sizden daha yakınız!’ dedi.

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) dedi ki:

 “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o gün oruç tuttu ve insanlara da oruç tutmalarını emretti!”

İbni Mace’de ki hadiste ise Yahudiler şöyle demişlerdir: “Bu gün, Allah-u Teâlâ’nın Musa (Aleyhisselam)’ı kurtardığı ve Firavun’u (denizde) boğduğu gündür. Musa (Aleyhisselam)’da bu gün, şükür olarak oruç tutmuştur.”

Ebu Davud’da ki hadis ise Yahudiler şöyle demişlerdir: “Bu gün, Allah-u Teâlâ’nın Musa (Aleyhisselam)’ı Firavun’a üstün kıldığı gündür.” Buhari Fethu’l-Bâri 2004, İbni Mace 1734, Ebu Davud 2444, Darimi 1766

 

11. Hadis: Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Âşure günü oruç tutup bize de oruç tutmamızı emrettiği zaman kendisine:

−Ya Rasulallah! Bu gün, Yahudilerle Hristiyanların tazim ettikleri bir gündür! dediler.

Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Öyleyse biz de gelecek sene (Muharrem’in) dokuzunda oruç tutarız!”

 

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: “Fakat ertesi yıl gelmeden Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat etti.” Müslim 1134/133, Ebu Davud 2445

 

12. Hadis: Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Muharrem’in dokuzuncu ve onuncu günü oruç tutun! Bu şekilde Yahudilere muhalefet edin!” Abdurrezzak 7839, Beyhakî Sünenü’l-Kübra 4/287, Sahihu İbni Huzeyme 2/1006, Tirmizi 2/55

 

13. Hadis: Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“…Ben size bir şey emrettiğim zaman siz onu gücünüz yettiğince yerine getirin! Size bir şeyi de yasakladığım zaman artık onu terk ediniz!”

Müslim 1337/412, Buhari 7151, Nesei 2618, İbni Hibban 3704, 3705, Darekutni 2/281, Beyhaki 4/326, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/508, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 979

 

Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.

Selam ve Dua ile…

Etiketler: / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ