Bir çok sıkıntıya deva istiğfarlar

Bir çok sıkıntıya deva istiğfarlar
  • 16.11.2014
  • 4.652 kez okundu

ZEKA AÇAN , İLMİ VE MALI ARTIRAN, SIKINTILARI GİDEREN VE UNUTKANLIKTAN KURTARAN İSTİĞFARLAR

Şeyh Celâleddin es-Süyûti Rahimehullâh’dan nakledildiğine göre ; ilim anlamak, mal çokluğu ve rızık bolluğu isteyen her gün sabah namazından sonra üç kere ;

“Bütün suçlarımdan ve nefsimin aleyhine işlemiş olduğum taşkınlıklardan dolayı Hayy ( diri ) ve Kayyûm olan ( her şeyi yöneten ) , gökleri , yerleri ve aralarındakini eşsiz bir şekilde yaratan, Kendisinden başka ilah olmayan O büyük Allah’tan , mağfiret dilerim” desin. ( Habib Zeyn,en-Nücümüz-zâhira, 146 )

Zariri Antâki Rahimehullâh’ın  ”Tezkire” sinin zeylinde de bu istiğfar hakkında :

”Zekâsının , ilminim ve malının artmasını ve unutkanlıktan kurtulmayı arzu eden kimse, her sabah namazından sonra ihlâsla bu istiğfarı yapsın” diye zikredilmiştir. ( Tezkirarü uli’l-elbab ve Câmi’u’l-‘Ucâb : 3/197 )

Nevf el-Bikâli Radıyallâhu anh’dan nakledildiğine göre ;

İstiğfarın bir çok siğasi varsa da Ali ibni Ebi Tâlib Radıyallâhu anh’dan rivayet edilen şu istiğfar pek büyüktür.

Bir Arâbi, Ali Radıyallâhu anh’a gelerek, karşılaştığı zorluklardan, maddi sıkıntıdan ve çoluk çocuğunun kalabalık oluşundan şikayette bulununca, o kendisine :

”İstiğfara devam et” buyurdu. Adam bir zaman sonra tekrar gelerek ; çok istiğfar ettiğini fakat halinde bir düzelme görmediğini arz edince , Ali Radıyallâhu anh ona :

”Her halde sen istiğfarı güzel yapamıyorsun” dedi. O kişi ”O zaman sen bana öğret” deyince ona şöyle buyurdu : ”Niyetini güzel yap, Rabbine itaat et ve şöyle söyle :

”Ey Allâh ! Şübhesiz ki ben, Senin verdiğin âfiyetle bedenimin işlemeye kuvvet kazandığı, üstün nimetinle gücümün eriştiği, bol verdiğin rızkınla elimin uzandığı her günahımdan, ayrıca Senden korksam da, cezâmı geciktirmene güvenerek veya hilmine yaslanarak yada cömertçe affına itimat ederek işlemiş olduğum her günahtan mağfiret diliyorum.

Ey Allâh ! Gerçekten ben kendisinde emânetime hainlik ettiğim, yada kendime haksızlık ettiğim veya nefsim için savurganlıkta bulunduğum yahut şehvetimi tercih ettiğim veya başkası için uğraştığım yada bana uyanı azdırıp düşürdüğüm yahut hilekarlıkla üstün geldiğim her günahtan ötürü affı mağfiret istiyorum.

Ey Mevlâm ! Hani Sen benim bu günahlarımı istemezken, ben Sana karşı hile yaparcasına davranmıştımda , Sen ezeli ilminde benim ne yolu seçeceğimi bildiğinden beni o işlerden engellememiştin.

Fakat beni zorla günahlara sokmayıp, acele etmeyerek beklemiştin ve bana zerre kadar bile zulm etmemiştin !
Ey acıyanların en acıyıcısı !
Ey darlığımda sâhibim !
Ey yanlızlığımda enîsim !
Ey nimetimin koruyucusu !
Ey belâmın savuşturucusu !
Ey sıkıntımın gidericisi !
Ey duâmı işiten !
Ey gözyaşıma acıyan !
Ey gerçekten günahımı silen !
Ey güvenilir dayanağım !
Ey en yakın kurtarıcıim !
Ey şefkatli Mevlâm !
Ey Beyt-i Atîk’i  Rabbi !

Beni darlıklarımdan geniş yola çıkar, Kendi tarafından beni en yakın zamanda güvenle feraha çıkar, her zorluk ve darlığı benden aç, gücüm yeten, yetmeyen her şeye karşı bana kâfi -yeterli- gel.

Her türlü gâm ve kederi benden uzaklaştır. Her üzüntüden ve dertten beni halâs et -kurtar- !

Ey sıkıntıları açan ! Ey gamları keşfeden -sıkıntıları açan- !
Ey yağmuru indiren !
Ey darda kalmışın duasını kabul eden !
Ey dünya ve âhiretin Rahman ve Rahim’i !

Yaratıkların içerisinden seçtiğin Muhammed’e ve âk-pâk olan Ehl-i Beyt’ine salât eyle !

Ey merhametlilerin en çok acıyanı !

Göğsümü darlatan , sabrımı tüketen, çaremi azaltan ve kuvvetimi zaafa uğratan her musibeti benden gider !

İşlerimi Allâh’u Teâla’ya ısmarlıyorum. Şübhesiz ki Allah-u Teâla kulları hakkıyla görendir.

Muvaffakiyetim ancak Allah’u Teala’nın yardımıyladır.

Ancak O’na güvendim. O, büyük Arş’ın Rabbidir.” Âmin !

Bu tavsiye ile amel eden zât :

”Ben bu istiğfarları bir kaç defa yaptığım anda Allahu Teala benden bütün dertleri ve sıkıntıları kaldırdı, rızkımı bollaştırdı ve tüm mihnetleri giderdi” demiştir.
( Habib Aydarûs, ıkdü’l yevâkiti’l cevheriyye, 1/95-96, seyyid Muhammed Alevi Maliki, Ma za fi şa’ban , sh : 62-65, Habib zeyn , en -Nücümüz- zâhira, sh : 140-143 )

Etiketler:

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ